ARCHAEOPTERYX

ARCHAEOPTERYX
Bu yazinin kahramani Archaeopteryx eger 20. Yuzyilda boylesine meshur olacagini, bilim insanlarini boylesine ugrastiracagini bilseydi ve dusunebilseydi herhalde bize kendisi hakkinda daha fazla ipucu birakirdi! “Eski kanat” anlamina gelen Archaeopteryx ‘in ilk fosili, Darwin’in “Origin of Species by Means of Natural Selection” isimli kitabi yayinlandiktan iki yil sonra, 1861’de Bavyera’da Solnhofen kirec tasi havzasinda bulunmustur. O gunden bu yana, ayni alanda toplam 6 Archaeopteryx fosili ve bir de tuy bulunmustur. Bu fosillerin olusmasi tamamen dev bir tesaduftur, buyuk olasilikla 150 milyon yil once, bugunku Almanya civarinda ucusmaya calisan Archaeopteryx’leri, guclu bir ruzgar buradaki tuzlu lagoona (gol) getirmis ve ortamda tesadufen olan kirecten zengin sedimentler zamanla kahramanlarimizi fosillestirmistir. Kirectasinda bulundugu icin ismine Archaeopteryx litographica denmistir. Archaeopteryx bilinen en eski kus fosilidir, ama bu ondan daha once baska atalari veya surungen-kuslar olamayacagini gostermez (10, 11, 30).

ARCHAEOPTERYX

Seriatcilar ve Yaratiliscilar tarafindan en fazla saldirilan fosil Archaeopteryx’dir. Duane Gish ve onun Turkiye’deki hayrani Yaratiliscilar, Archaeopteryx’in bir surungen degil, siradan bir kus oldugunu ve oyle yaratildigini, bugun bile pence-kanatli baska kuslar oldugunu, pencelerinin ve dislerinin olmasinin Archaeopteryx’i bir surungen yapamayacagini iddia etmektedirler. Evrim biyologlari ve paleontologlar ise tamamen zit gorustedirler ve Yaratiliscilari defalarca curutmuslerdir (8, 9, 10, 11, 13, 15). Herseyden once surungenler tum yasantilari boyunca buyumeyi surdururler; kuslar ise, cok hizli olarak eriskin hale gelirler. Surungenlerde, iskeletin buyume merkezi bosluklu kemiklerin govdesidir, kuslarda ise bu, epifiz isimli kartilajli uclarindadir. Archaeopteryx’in hic bir kemiginde bosluklu kemige ait iz bulunamamistir (10), kemik yapisinin gelisimi kuslarinkini andirmaktadir. Ayrica penceli kanadinda ve kuyrugunda tuylerinin olmasi da kuslarda bulunan bir ozelliktir, tuylerin surungenlerdeki pulcuklardan evrimlestigi dusunulmektedir. Archaeopteryx’in tuyleri asimetrik ve aerodinamik bir form gostermektedir, ucamayan devekusu gibi hayvanlarin tuyleri ise daha simetrik bir yapi gosterir. Bu ozelligi ile de Archaeopteryx kuslara yakindir.

archaeopteryx

Archaeopteryx’in elimizdeki 6 fosilinde sternuma (gogus kemigi) rastlanamamistir, var olsa bile cok kucuk olma ihtimali vardir (bkz sekil 2-B-C-H), halbuki kuslarda aerodinamik yapiya uygun, ucus sirasinda ic organlari koruyan yassi bir sternum mevcuttur. Buraya ucmayi saglayan pektoral kaslar (gogus kaslari) baglanir. Archaeopteryx’in benzeri kuvvetli pektoral kaslari olduguna dair kanit vardir (10), ama bu kaslar sternum yerine abdominal (gastral) kaburgalara tutunmaktadir. Gastral kaburgalar, ince balik kemigi gibi yapilardir ve amfibianlarda, timsahlarda, kertenkelelerde de mevcuttur. Archaeopteryx’in iyi bir ucucu kus olmadigini gosteren kanitlar vardir; iyi ucucu kuslarda hava kesecikleri akcigerlerden kemiklere kadar uzanip baglanirlar, boylece ucus sirasinda harcanan enerjinin saglanmasi icin oksijen gereksinimi karsilanmis olur.Archaeopteryx’de boyle hava keseciklerinin olmadigi gosterilmistir. Ayrica Archaeopteryx’in uc parmakli eli , kanat kismi ile butunlesmistir, ama kuslarda gordugumuz el kemiklerinin birbirine kaynayarak olusturdugu tek kemik yapi henuz gelismemistir (10, 11). Bu da kolun kanatlari destekleme miktarini azaltir (bkz sekil 2). Ayrica kol kemigi ulna kuslarinkinin aksine cok duzdur, halbuki kuslarda tuyler daha egrilerek alanini arttirmis olan ulnadaki cikintilara tutunurlar; yani Archaeopteryx’de tuyler kemige kadar ulasip, kemige tutunmamaktadirlar. Bu nedenlerle Archaeopteryx’in agaclara tirmanip, oralardan planor gibi suzulen, veya kanat cirparak yerden kisa sure havalanan bir dinozor oldugu dusunulmektedir.

Archaeopteryx neden dinozordur? Archaeopteryx, iskelet sistemi acisindan surungenlere ve dinozorlara benzemektedir. Ayni Compsognathus (ve diger Theropoda’lar ) gibi iki arka ayaginin uzerinde, one dogru egimli durmaktadir. Bu postur ve iskelet yapisi, kuslarinki ile celismektedir. Archaeopteryx’in 23 kuyruk vertebrasindan olusan esnek kuyrugu Triassic ve Jurassic donemlerinde gorulen kuyruklu ucan saurianlarda mevcuttur. Bu kuyruk, hayvanin kosarken veya ucmaya calisirken, ani yon degistirmelerine yardimci olmaktadir. Ayrica agirlik merkezi de Archaeopteryx ile kuslarda cok farklidir ve bu fark Archaeopteryx’in kuslar kadar bagimsiz, rahat ucamayacaginin en bariz kanitlarindan birisidir. Modern kuslarda bu kuyruk ufalmis ve tek bir kemik halinde kaynamistir. Ayrica dislerinin olmasi ve agzinin bir gagadan cok, disli bir dinozor agzina benzemesi, beslenmesi icin gerekli olan ve Theropoda atalarindan kalan bir ozelliktir. Modern kuslarda gaganin icerisinde sivri, dinozor disleri mevcut degildir.
Surungenlerde ayaktaki metatarsal kemikler birbirinden ayridir, modern kuslarda bu metatarsal tek kemik olarak kaynamistir. Archaeopteryx’den once olusmus ve anatomik olarak Archaeopteryx’e cok benzeyen Compsognathus’da ayaktaki metatarsal ayridir, Archaeopteryx’de ise bu metatarsal yari olarak kaynamistir, yani Archaeopteryx ayak metatarsallari olarak ne bir kusa, ne de bir surungene benzemektedir (bkz Sekil 2-B-C). Ama Archaeopteryx’in ayaklari, Therepoda atalarina benzemektedir: uc uzun ayak parmagi, bir de geri giden kisa parmak. Keskin tirnaklari olan bu ayaklarin anatomik yapisi, Archaeopteryx’in ayaklarini kullanarak avlandigini ve agaclara tirmandigini gostermektedir. Archaeopteryx buyuk ihtimalle daha buyuk dinozorlardan kacmak icin agaclara tirmanan ve agaclardaki boceklerle beslenen bir dinozor-kustu; pek kuslasmamis (!) kanatlari ise onun agac dallarindan agac dallarina atlamasina, suzulmesine yardimci oluyordu. Bir dumen gorevi goren kuyrugu ve guclu pektoral kaslari, agaclardan agaclara ucusarak yasamasina olanak sagliyordu. Calilar arasinda kisa mesafede kanatlarini cirparak ucmasi ve gerek avlanirken, gerekse diger dinozorlardan kacarken ona yardimci oluyordu; kanatlarini yuzlerce milyon yilda evrimlestirmis olmasi da buyuk bir ihtimaldi. Archaeopteryx’in agaclarda yasayan buyuk buyuk torunlari da 65 milyon yil onceki “dinozor apokalipsinden” (apokalips: yokolus) en az etkilenen dinozor torunlariydilar buyuk ihtimalle. Zamanla bugunku kuslara evrimlestiler. Son zamanlarda dunyanin cok farkli yerlerinde bulunan 70-130 milyon yillik kus fosilleri de Archaeopteryx’den kuslara gecis hakkinda cok net kanitlar sunmuslardir (10, 11, 30, 31).

KUSLARIN KOKENI VE DINOZOR-KUSLAR
Yakin gecmise kadar kuslar biyolojinin en gizemli konusuydu, cunku diger canlilardan cok farkli bir yapiya sahiptiler; tuyleri, dissiz gagalari, ici bos kemikleri, ayak penceleri, lades kemikleri (klavikula), derin ve aerodinamik gogus kemikleri, minik kuyrukkemikleri, yon bulma yetenekleri hep bilim insanlarini mesgul etti. Yukarida anlattigimiz gibi Archaeopteryx’in surungenlerden kuslara gecisin ilk orneklerinden biri oldugunun ispatlanmasi bu gizemi bir olcude ortadan kaldirdi. Archaeopteryx fosillerinden beri pek cok gecis donemi kus-dinozoru bulundu (10, 11, 15, 30, 31). Archaeopteryx 150 milyon yasinda olmasina karsin ondan daha eski gecis turlerinin olmasi da olasidir. Ama bu turlere ait izlerin bulunabilmesi cok zordur, belki de hic bulunamayacaktir. Archaeopteryx’in sadece bir dinozor ya da sadece bir kus oldugu varsayilsa bile, bu Evrim Kuramini cokertmez, kaldi ki Archaeopteryx ismiyle , cismiyle bir dinozor-kustur….

Konunun cok uzayacak olmasi nedeniyle burada aciklayamayacagimiz bir cok bilimsel kanit, modern kuslarin arka ayaklarinin uzerinde duran Theropoda isimli dinozorlardan evrimlestigini gostermektedir. Sekil 2-E, F, G, H, I’da verildigi uzere Theropoda (Cleophysis) Tetanurae’den (orn. Allosaurus’dan) onceki bir dinozordur. Allosaurus, Velaciraptor’a, o da kahramanimiz Archaeopteryx’e evrimlesmistir (7, 8, 10, 11, 15, 31). Sekil-3’de bu evrimlesme surecinde bazi kemiklerdeki degisimler izah edilmektedir. Hic unutulmamasi gereken bu evrimlesmenin 100 yil, 1000 yil degil bir kac yuz milyon yil aldigidir. Theropoda’nin evriminde ozellikle on ekstremiteler, pelvis, eldeki bilek kemikleri ve parmaklarda, klavikula’da degisim olmustur, bu degisimin nedenlerinin ve mekanizmasinin belirlenmesi bugunku bilgilerle mumkun degildir, ama 100 yila kadar bu konuda dev adimlar atilacagina kesin gozuyle bakilmaktadir. Theropoda’lar pek cok acidan diger dinozorlardan farklidirlar. Ornegin dinozorlarin yaptigi gibi, bir suru yumurta yumurtlamazlar; sadece kuslar gibi bir iki yumurta yumurtlayip, onlari surekli korumaktadirlar. Oviraptor isimli Theropoda’nin fosili yumurtalari ile bulunmustur (11). 1996 ve 1997’de Cin’de bulunan hindi buyuklugundeki Sinosauropteryx , aradaki bir halkayi daha doldurmustur. Sinosauropteryx, kesinlikle bir kus degildir, ama dinozorlardan da farklidir, Archaeopteryx’in onculu Compsognathus’a benzemektedir. Ikinci bulunan yaratik, Protarchaeopteryx ise gercek tuylere ve tuylu bir kuyruga sahiptir. Ama yakin incelemeler bunun bir Theropoda oldugunu gostermektedir, yani Archaeopteryx’e gecis onculu Theropoda’lar da bulunmaktadir (11).

Ucus olgusu icin iki hipotez mevcuttur. Birinci hipoteze gore, dinozor-kuslar, agaclara avlanmak veya kacmak icin tirmanip, once agactan agaca suzulerek ucmayi ogrenmislerdir; ilk ucuslar planor benzeri, suzulme tarzindadir; sonra diger ucus yetenekleri kazanilmistir. Oteki hipoteze gore, yerde kosarken, avlanirken, kacarken, tuylu kanatlarini cirpistirmislar ve kisa mefaselerde ziplayarak, ucmayi ogrenmislerdir.

FOSILLER VE ARCHAEOPTERYX OLMASA EVRIM KURAMI COKER MI?
Yazinin ilerideki bolumlerinde Archaeopteryx’in neden iyi bir gecis surungeni olduguna dair kanitlar sunacagiz. Ama diyelim ki, tum fosiller “muzip bir uzayli” tarafindan kayalarin altina yerlestirildi ve tum fosiller “fos” cikti! Bu bile Evrim Kuramini cokertmez, cunku fosiller, Archaeopteryx, ve diger gecis hayvanlari sadece mekanizmalarin izahi icin gereklidirler! Evrim Kuraminin aksiyomatik yapisinda yer almazlar. Varsayalim ki, henuz hic bir fosil bulamadik; bu tum ara canlilarinin kayboldugunu dogaya karistigini gosterir. Zaten fosillerin bulunabiliyor olmasi bile buyuk bir sansdir.

Reklamlar

2 Yanıt to “ARCHAEOPTERYX”

  1. Samet Says:

    http://www.harunyahya.org/Makaleler/dinokus.html

  2. Da Vinci Says:

    Archaeopteryx ve Harun Yahya’nın Yanılgıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: