Uçtu Uçtu Dinozor Uçtu – 1

Evrim Kuramini curuttugunu iddia eden “Yaratiliscilar”, her yil Science, Nature, Scientific American, National Geographic, Discover gibi dergilerde yayinlanan ve Evrim Kuramini , evrimin basamaklarini savunan binlerce bilimsel makaleye ragmen halen “Ama Fosiller oyle demiyor!” gibi surreel soylemlerle bilim insanlarinin karsisina cikmaktadirlar. Yaratiliscilara gore baliklardan amfibianlara, surungenlerden kuslara gecis yapan canlilara ait fosiller bulunamadigi icin evrim teorisi gecersizdir. Onlara gore Archaeopteryx isimli minik dinozor-kus, sadece siradan bir kustur ve oyle yaratilmistir, oyleyse evrim de safsatadir! Ama bilim insanlari kuslarin minik dinozorlardan evrimlestigine dair pek cok kanit bulmus durumdalar. Herhalde “Yaratiliscilar” gunun birinde “Jurassic Park” filmindeki gibi DNA’si ekstre edilerek klonlanan bir Archaeopteryx gordukleri zaman bunun bir dinozor olduguna inanacaklardir..

Evrim Kurami her gecen gun bulunan yeni kanitlarla, gerek molekuler biyoloji, gerekse organizma duzeyinde ele gecirilen yeni bilgilerle guclenirken, “Yaratiliscilar” feryat figan icinde bilimin aslinda Evrimi curuttugunu, Yaratilis Kuraminin ise , “bilim tarafindan” her gecen gun ispatlandigini soylemektedirler. Yontemleri bilimsel olmaktan cok, analojiden ibarettir; hipotezleri “Boylesine kompleks biyolojik sistemlerin ancak bir yaratici tarafindan dizayn edilebilecegi; bir kerede “Ol!” diyerek yaratilabilecegidir!”. Bu Yaraticinin, neden milyonlarca tur yarattigini; (1) neden bu turlerin anatomik ve fizyolojik yapilarini birbirlerine boylesine benzettigini; neden gereksiz milyonlarca bocek, solucan, mikrop, parazit turunu dogaya saldigini; neden dunyadaki meyva sinegi turlerinin yaklasik % 50sini Pasifik’te bir adaya hapsettigini; neden primatlardaki genetik yapiyi birbirlerine boylesine benzer varettigini; neden yarattigi tum dinozorlari, kuslari, surungenleri, memelileri insana olan ofkesi yuzunden Tufan gibi felaketlerle cezalandirip, tum Tufan suresince bir kac milyon turden iki ornegi, pul kolleksiyonu yapar gibi, Nuhun gemisine hapsettigini ve daha binlerce soruyu bilimsel olarak sormak olanagi yoktur; cunku yanit bellidir: “Takdir-i Ilahi!

Evrim Kuramindaki bazi noktalari daha once tartismistik (2). “Yaratiliscilar” artik ellerindeki son kaleleri de kaybetmekte olduklarinin farkina vardiklari icin, pseudo-referanslarla (yalanci referanslar), bilimin soylediklerini carpitarak, yalan soyleyerek, bilimin bulgularini kendilerine gore yorumlayarak ustaca ANTI-BILIM yapma yollarina girmislerdir (2). Archaeopteryx’in ucan bir dinozor olmamasinin Evrim Kuraminin dogrulugu ve gecerliligi acisindan cok fazla onemi yoktur! Hic bir gecis fosili bulunamasa bile bu Evrim Kuramini cokertmez! Fakat “Yaratiliscilar” Archaeopteryx’in “dort basi mamur” “kus olarak yaratilmis!” bir kus oldugunu, Evrimcilerin gecis fosilleri bulamadigini, boylece Evrim Kuraminin coktugunu iddia etmektedirler. Archaeopteryx tam olarak ucamayan, bir planor gibi havada suzulebilen penceli kanatlari olan, tuylu, guvercin buyuklugunde bir surungen, bir dinozordur ve surungenlerden kuslara gecisin iyi bir ornegini teskil eder. Bulunan baska kus-dinozor ornekleri de vardır.

FOSILLER “EVET” DIYOR!

ABD’de bilim ortamlarinda barinamayan ve gorusleri her yerde perisan edilen, “Institute for Creation Research”un (Yaratilis Arastirmalari Enstitusu) direktor yardimcisi Dr. Duane Gish’in”Evolution? Fossils Say No” (4, Evrim mi? Fosiller Hayir diyor!) ve enstitunun direktoru H.M. Morris’in “Scientific Creationism” (5) isimli kitaplari bilim insanlari tarafindan oylesine curutulmustur ki (6, ayrica Yaratiliscilarin yazdiklari kitaplardan bazilarini ve bilim insanlarinin bunlara verdikleri yanitlari gormek icin EK-YAYIN’a bakiniz), artik bu sahislar da kancayi ucuncu dunya ulkelerine ve musluman ulkelere atmislar, oralara giderek “Evrim Kuraminin Bilimsel Olarak Nasil Coktugune” dair, gayri-bilimsel konferanslar vermektedirler. Fosillerin “Evet” dedigi, evrimi destekledigi konusunda ABD’de ve Avrupa’da tonlarca makale ve kitap yazilmistir. Discover, Scientific American, New Scientist, Science, Nature, National Geographic vb. dergilerde her yil evrimin gecerli bir kuram oldugunu savunan, mekanizmalari her gecen gun biraz daha gun isigina cikaran binlerce makale yazildigi halde, bazi seriatci vakiflar yayinladiklari kitapciklarda bir de utanmadan bu dergilere “yanlis atiflarda” bulunmakta ve “EVRIM KURAMININ COKTUGUNU” iddia etmektedirler. Fosiller, “Fosillesmis ve bilimin reddettigi bu dusunme tarzina ” HAYIR demektedirler, evrim kuramina degil!.

Tum canlilarin gecmisi hakkinda, her basamaktaki canlinin fosiline rastlanmasi mumkun degildir. Hicbir fosile rastlamayabilirdik de! Ama elimizdeki fosillerden edindigimiz kanitlar, bilmeceyi birlestirmek icin bize onemli ipuclari vermektedir. Bu yaziyi spesifik olarak ucan-surungenler uzerine kaleme almamin nedeni, Yaratiliscilar tarafindan en fazla saldirilan canlinin dinozor-kus Archaeopteryx olmasidir. Evrim zinciri icinde tum gecis turlerine ait fosiller ve kanitlar bulunmustur. Ornegin Eustropneptoron isimli balik, Labyrinthodont isimli amfibiana evrimlesmistir (7, 8 ;bakiniz, sekil 1-a,b). Amfibianlardan, surungenlere evrimlesmekte olan turler bugun bile mevcuttur (bkz 6-d). Archaeopteryx, Iberomesornis, Eoalulavis, Confuciusornis, Sinornis vb. surungenlerden kuslara evrimlesmeye verilebilecek guzel orneklerdir (10, 11, 12,13 ; bkz sekil 1-a ve , sekil 2

Surungenlerden memelilere gecisin bir ornegi olan Monotreme’lerdenEchidna yumurta ile ureyen bir memelidir, ama memelilerden farkli olarak REM uykusu yoktur (14) . Coelacanth (Latimeria chalumnae) isimli lob yuzgecli balik (sekil 1-c) yaklasik 400 milyon yil once yasamis kemikli baliklara verilebilecek iyi bir ornektir. Bu baliklar , yani rhipidistianlar, batakliklarda hareket edebilmek icin guclu kaslara ve dort ayakli amfibianlarinkine benzer loblasmis yuzgeclere sahiptiler. Rhipidistianlar, solungacla solumalarina karsin, oksijeni atmosferden direk olarak alabiliyor, cigerlerinden gecirebiliyorlardi (diger baliklarda, cigerler yuzme kesesi olarak farklilasmistir). Eskiye ait fosilleri olan ve bugun bile yasayan Coelacanth benzer ozelliklere sahiptir ve sudan ciktigi zaman kisa bir sure yasayabilir, oksijen soluyabilir. Bu nedenle Coelacanth’a “yasayan fosil” denmektedir (15). Baliklarin nasil olustugu, farklilastigi ve cesitliligi ile ilgili yeni gorusler surekli ileri surulmektedir (17, 18)

Baska bir gecis fosiline ornek Seymouria’dir (Bkz, sekil 1-d) ve amfibianlardan surungenlere gecisin iyi bir ornegidir. Surungenlerde amfibianlardan farkli olarak, sert kabuklu amniyotik yumurta vardir, bu embryo’nun diger canlilar ve dogal olaylar tarafindan yok edilmesini onler. Ilk memeliler ise 213 milyon yil once, gec Triassic cagda, ortaya cikmislar, 65 milyon yil once dinozorlarin yok olmasiyla da gezegende artmislardir. Cynognatus, kurt buyuklugunde hem memeli hem de surungen ozellikleri tasiyan bir canlidir, surungenlerden memelilere gecisin bir suru orneginden birisini temsil eder (15) (Bkz. Sekil 1-e). Memelilerin surungenlerden evrimlestigi tum evrim mikrobiyologlari, molekuler biyologlari, paleontologlar ve biyologlari tarafindan kabul edilmistir, sadece mekanizmalar tartisilmaktadir (7, 8, 15, 19). Memelilerde ve daha alt basamaktaki turlerde ki merkezi sinir sisteminin yapisi bile bu evrimlesmeyi kanitlamaktadir, Mc Lean’a gore, beynin temel bolumleri protoreptilian beyin (R-kompleks), paleomamalian beyin ve neomammalian beyinden olusur. Protoreptilian beyin, sinir sisteminin temel cekirdegini teskil eder; ortabeyinin bir kismi, ust spinal kord, basal ganglia, diencephalon’dan olusur. Paleomammalian beyin, temel olarak limbik sistem yapilarindan olusur (hippokampus, amygdala, hipotalamus vb). Neomammalian beyin ise neokorteks ve iliskili yapilaridir (20). Surungenlere, kuslara, amfibianlara ve alt seviyedeki memelilere gidilince, tum bu evrimsel olusumlarin degisik ve benzer izlerine rastlanir (20

Burada yazmaya gerek olmayan daha pek cok gecis fosili vardir, Yaratiliscilarin hipotezleri defalarca curutulmustur (16). FOSILLER EVRIME EVET DEMEKTEDIR VE INSAN DAHIL TUM CANLILARIN DAHA ALT BASAMAKLARDAKI CANLI TURLERINDEN EVRIMLESTIGI BILIMSEL GERCEGIN TA KENDISIDIR (2, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 15, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35)

FOSILLER VE ARCHAEOPTERYX OLMASA EVRIM KURAMI COKER MI?

Yazinin ilerideki bolumlerinde Archaeopteryx’in neden iyi bir gecis surungeni olduguna dair kanitlar sunacagiz. Ama diyelim ki, tum fosiller “muzip bir uzayli” tarafindan kayalarin altina yerlestirildi ve tum fosiller “fos” cikti! Bu bile Evrim Kuramini cokertmez, cunku fosiller, Archaeopteryx, ve diger gecis hayvanlari sadece mekanizmalarin izahi icin gereklidirler! Evrim Kuraminin aksiyomatik yapisinda yer almazlar. Varsayalim ki, henuz hic bir fosil bulamadik; bu tum ara canlilarinin kayboldugunu dogaya karistigini gosterir. Zaten fosillerin bulunabiliyor olmasi bile buyuk bir sansdir.

Bilim ve Utopya Kasim 1998
Dr. Umit Sayin

Reklamlar

Bir Yanıt to “Uçtu Uçtu Dinozor Uçtu – 1”

  1. Samet Says:

    FOSİLLER EVRİMİ REDDEDİYOR!!!

    http://fosillerevrimireddediyor.com/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: